17 Kasım 2019

Küresel Güçlerin Bölgemizdeki Emperyalist Emelleri Engellenmelidir!

Türk Silahlı Kuvvetleri, Suriye Milli Ordusu’yla beraber 9 Ekim 2019 tarihinde Suriye’nin kuzeyine ‘Barış Pınarı’ isimli bir harekât başlatmıştır. Anadolu Platformu Barış Pınarı Harekatıyla ilgili bir bildiri yayımladı. İşte o bildiri:

 

Türk Silahlı Kuvvetleri, Suriye Milli Ordusu’yla beraber 09.10.2019 tarihinde Suriye’nin kuzeyine ‘Barış Pınarı’ isimli bir harekât başlatmıştır. Harekâtın amacının PKK/PYD ile DAEŞ terör örgütlerinin bölgedeki etkinliklerine son vermek, terör örgütlerinin baskısına maruz kalan sivil halkın güvenliğini sağlamak, güvenlik endişesiyle evlerini terk edip Türkiye’ye sığınan Suriyelilere güvenli bir bölge oluşturmak olduğu yetkililerce ifade edilmiştir.

 

Bu harekât, bölgemizdeki emperyalist planları boşa çıkarmak amacındadır. Bilindiği gibi İslam coğrafyası, II. Dünya Savaşı ve özellikle Soğuk Savaş sonrasında sürekli bir tazyik altında bulunmaktadır. Emperyalistlerin yayınladıkları haritalar; İslam alternatifinin ortadan kaldırılması, petrolün selameti ve İsrail’in güvenliği için bölge ülkelerini çok sayıda parçaya bölmeyi öngördüklerini ortaya koymaktadır. Küresel çıkar hesaplarının gerçekleştirilebilmesi için bölge halklarının etnik ve mezhepçi temelde ayrıştırılması, birbirine düşürülmesi ve coğrafyanın ateş altında tutulması öngörülmektedir.

 

İnsanlık karşıtı bu planların uygulama alanlarından biri olan Suriye, bu hedefler doğrultusunda bir iç savaşa sürüklenmiştir. Nerede ne söyleyeceği, ne yapacağı belli olmayan Trump’ın, günah çıkarırcasına, “ABD, hiçbir zaman Ortadoğu’da olmamalıydı. Bu bitmeyen salakça savaşlar, bizim için bitiyor!” demesine rağmen söz konusu haritaları çizenler, meşum planları hazırlayanlar, bölgeyi kan ve ateş çukuruna dönüştürenler de başkası değil.

 

Emperyalist güçler, bölgeyle ilgili emellerini gerçekleştirebilmek amacıyla Türkiye sınırının sıfır noktasında terör örgütlerini açıkça beslemekten ve desteklemekten imtina etmemektedir. Bu terör örgütleri, bölgenin demografik yapısını değiştirmiş, insanları evlerinden çıkarmış, yurtlarından sürmüşlerdir. Çeşitli vaatlerle yanlarına çektikleri bu örgütlerin emperyalist devletler için aslında bir kıymeti harbiyesi bulunmamaktadır. Her birinin kullanım süresince bir anlam ifade ettiği bilinmelidir.

 

Hiçbir devlet, sınırının sıfır noktasında, doğrudan kendisini hedef alan ve hızla büyüyen bir tehdide bu kadar süre tahammül edemezdi. Küresel güçlere taşeronluk yapan bu unsurlar, bir halkın asla temsilcisi olarak görülemezler. 3,5-4 milyon civarında Suriyeli Arap, Kürt, Türkmen kardeşini yıllardır topraklarında barındıran Türkiye de kendine yönelen bu açık tehdide gereken cevabı vermek için böyle bir harekâta girişmiştir. Mevzu küresel güçlerin bölgedeki emellerinin engellenmesidir.

 

Bu harekâtın; Batılı emperyalist devletlerden, diktatör yönetimlerden ve terör örgütlerinden çok zarar görmüş olan bölge halkına barış, güvenlik ve huzur getirmesini temenni ediyoruz. Harekât sırasında sivil halka zarar gelmemesi için el-Bab, Cerablus ve Afrin’de olduğu gibi azami dikkat sergileneceğinden şüphe etmiyoruz. Bu harekât, bölge halkları arasında kardeşlik bağlarını güçlendirip birlik ve beraberliği artırmasını diliyoruz.

 

Herkes için adalet, herkes için barış ve özgürlük sağlanmadan hiç kimse huzura eremeyecektir!

 

Anadolu Platformu

Namaz Vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı